Boğaziçi Dayanışması: “Şimdi tüm öğrencileri taleplerimizi yükseltmeye, öğrenci meclisini örgütlemeye, irademizi ortaya koymaya çağırıyoruz!”

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Mehmet Naci İnci dün (24 Ağustos) sosyal medya hesabından öğrencilere ve öğretim görevlilerine yönelik açıklamalarda bulunmuştu. İnci açıklamasında Boğaziçi Üniversitesi’nin köklü geleceğine dikkat çekmiş ve “Popülist bir anlayış yerine akademik kuralların ciddiyetle uygulanmasını hedeflemekteyim” demişti. Boğaziçi Dayanışması ise Naci İnci’nin kayyum olarak atanması üzerine yayımladığı açıklamada Boğaziçi Üniversitesi ve diğer üniversitelere çağrı yaparak öğrenci meclisini kurmaya davet etti.

Boğaziçi Dayanışması’ndan yapılan açıklama şu şekilde:

AKP ELİNİ BOĞAZİÇİ’NDEN ÇEK!

Boğaziçi’ndeki piyonu Melih Bulu’yu 15 Temmuz gecesi geri çeken Tayyip Erdoğan, 20 Ağustos gecesi yeni piyonunu seçti. Kayyum siyasetinin Boğaziçi’ndeki yeni temsilcisi, eski kayyum yardımcısı Naci İnci oldu. Naci İnci’nin akademik olarak ne kadar başarılı olduğu, Boğaziçi kültürünü ne kadar sahiplendiği, ne kadar liyakatli olduğu bir kıstas değildir. Naci İnci, hükümetin bütün kurumları ele geçirmeyi hedefleyen baskı ve sindirme politikasının son halkasının yeni piyonudur. Tam da bu sebeple, Naci İnci yeni kayyumdur ve kaderi sabık kayyum Melih Bulu ile aynı olacaktır.

8 ayı aşkın bir süredir devam eden direnişimiz Boğaziçi Kampüsü’nün sınırlarını çoktan aştığını söyleyen Yılmaz, “İTÜ’de, Beyazıt’ta, ODTÜ’de, yeni kayyumu atanan Marmara’da yankı buldu. Ülkenin dört bir yanında öğrenciler Boğaziçi Direnişi’nden aldığı cüretle kayyum rektörlere karşı omuz omuza mücadeleyi bir adım öteye taşıdı. Sadece üniversite kampüslerinde değil kent meydanlarında da yankılanan direniş sloganları saray rejimine karşı demokrasi mücadelesi verenlerin, belediyelerine kayyum atanan Kürt halkının, açlığa mahkum edilen işçilerin, kadınların, LGBTİ+ların mücadelesi ile buluştu.

Bu mücadelemizde ‘kazanan’ olmanın yolu; kayyum siyasetine karşı birleşik mücadeleyi örmekten, siyasi iktidarın anti-demokratik politikalarının diğer mağdurlarıyla bir araya gelmekten, hedefe Tayyip Erdoğan’ı koymaktan geçiyor.  Boğaziçi Üniversitesi’nden yükselen direniş dışarı taşmalı, demokrasi mücadelesi veren diğer kesimlerle birleşmelidir.

Omuz omuza birleşik mücadele vurgusunu yaparken okulun bileşenlerinden olan akademisyenlere de bir çağrı yapmak istiyoruz. 15 Temmuz’da Melih Bulu’nun görevden alınmasıyla üniversiteyi tüm bileşenlerle yönetme iradesini ortaya koymak için tarihi bir fırsat doğmuştu. Ne yazık ki hocalarımızın diğer bileşenleri dışlayan tutumu ve Boğaziçi’nin rektör adaylarını belirlemek için “güvenoyu” yoluna gidilmesi ile bu fırsat kaçırılmış oldu. Yeni kayyumun atanması ile bu stratejinin başarısız olduğu bir kez daha ortaya çıkmış ve tavizsiz mücadeleden başka bir yol olmadığı net bir şekilde görülmüştür. Kayyum Naci İnci’ye ve arkasındaki saray rejimine karşı direnişimizin bundan sonraki evresinde bu hatanın tekrarlanmaması için üniversitenin bütün bileşenlerinin birlikte mücadele vermesinin zorunluluğunu hatırlatıyor ve birleşik mücadeleyi zafere gidecek tek yol olarak görüyoruz.

Şimdi direnişimizi bir adım daha ileri taşıma zamanıdır! Siyasi iktidara karşı birleşik mücadelemizi sürdürürken bunu nasıl yapacağımızı da ortaya koymak, hedeflerimize bizi ulaştıracak yöntemleri belirlemek gerekmektedir. Bu doğrultuda üniversitelerimizde atacağımız ilk adım öğrenci meclisleri kurmaktır. Öğrenciler olarak üniversitede öz yönetimi tesis etmek, kayyumların karşısına örgütlü bir biçimde dikilebilmek mecburiyetindeyiz. Kayyuma karşı direnişin yolu iktidarla uzlaşmak veya pasif eylemliliklerle ortaya çıkıp sönümlendirmek değildir. İrademizi yok sayan her kim olursa olsun karşısında duracağımızı bir kez daha tekrarlıyoruz.

Üniversite yönetiminde söz sahibi olmak amacıyla kurulacak öğrenci meclisi, irademizi tanımayanlara karşı sesimizi yükseltmenin en etkili araçlarından biridir. Bu nedenle, Boğaziçi Dayanışması olarak, kayyum siyasetinin başındaki Tayyip Erdoğan’a ve kurduğu saray rejimine karşı mücadelemizi bir adım daha ileri taşıyoruz. Özgür ve demokratik üniversite mücadelesinde 4 Ocak’tan beri savunduğumuz ilke ve talepler için mücadelemizi soluksuz sürdürüyoruz. Boğaziçi’nde ve diğer üniversitelerde bileşenler seçimi yapılacak. BULGBTİ+ kulübü tekrar açılacak, CİTÖK yeniden işler hale gelecek, hocalarımız Can Candan ve Feyzi Erçin derslerini vermeye devam edecek, YÖK kapatılacak, kayyumlar gidecek biz kalacağız.

Şimdi tüm öğrencileri taleplerimizi yükseltmeye, öğrenci meclisini örgütlemeye, irademizi ortaya koymaya çağırıyoruz!

KAYNAKDirenişteyiz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here