İzmir Öğrenci Dayanışması: “Suçlu öğrenci değil, sistemin kendisidir”

Barınma sorunu için Ege Üniversitesi ana kapısında eylem yapan İzmir Öğrenci Dayanışması üyeleri Türkiye’deki sorunun en net göstergesinin dünya ortalamasındaki tablolarda görülebildiğini ifade ederek; bu durumda suçlunun öğrenciler değil sistem olduğunu savundu.

Üniversite öğrencilerinin barınma sorununa karşı eylemleri devam ediyor. Son olarak Ege Üniversitesi ana kapısında eylem yapan İzmir Öğrenci Dayanışması, barınma sorunu ile birlikte niteliksiz bir eğitim sistemiyle cebelleşme çabası içerisinde olduklarını ifade etti.

Dayanışma adına konuşan Fatmanur Güçlü; “Geleceğimiz için çabalarken okullarımız hem içerik bakımından hem de sınıfları, laboratuvar gibi alanların yetkin olmayışı ve yetersizliği ile bilgiye ulaşım ve öğrenim sürecinde bizlere bütün bunlar yetmezmiş gibi ayrıca barınma sorunu bir engel oluşturuyor. Dünya ortalamasındaki tablolarda bunun en net göstergesidir. Bu durumda suçlu öğrenci değil sistemin kendisidir. Bugün öğrenimimize zarar veren de, mezun olduktan sonra bizi işsizlikle yüzleştiren de bu anlayıştır” dedi.

“Gittiğimiz hastanede ters kelepçe ile yerlerde sürüklendik”

Güçlü, üniversite öğrencileri olarak temel hak arama mücadelesi için yola çıkıp memleketin birçok kentinde sokaklarda, parklarda kalmaya başladıklarını belirterek şunları ifade etti;
“Devletin bize yaşam diye sunduğu da bundan çok farklı değildi zaten. Nöbetimizin başladığı ilk günden itibaren polis tarafından ailelerimiz arandı ve aranmaya devam ediyor. Ailelerimize ‘Çocuğunuzu gelip almazsanız gözaltı yapacağız’ ya da ‘çocuğunuza dikkat edin terör olaylarına karışıyor’ dendi. Ardından nöbetimizin sekizinci gününde İzmir ve İstanbul’da yaklaşık 80 üniversiteli barınamıyoruz, geçinemiyoruz dediği için işkence ile gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesini öğrenmek yasal hakkımız iken, gözaltı gerekçesini sorduğumuzda ‘boş verin şimdi bunları’ gibi akıl ve hukuk dışı açıklamalarla karşı karşıya kaldık. Gözaltına alınırken bir arkadaşımızın parmağı kırıldı. Ardından İzmir’de götürüldüğümüz hastane önünde ters kelepçe ile yerlerde sürüklendik, tekmelendik. Bizleri meşru taleplerimizden dolayı hedef gösterenler ve ailelerimiz üzerinden baskı kurup mücadelemizden vazgeçirmeye çalışanlar bizim sadece 127 kişi değil, milyonlar olduğumuzdan haberdar değiller. Tüm bunların sarsılmakta olan iktidarın korkusunun yansıması olduğunu biliyoruz. Bir insanın temel hakkı olan barınma hakkımız için sokaklardayız ve mücadelemizi büyütüyoruz. Vazgeçmeye niyetimiz yok .”

 

“Yurtlar güvenli değil”

Ege Üniversitesi’nde yurtların yetersiz olduğuna da dikkat çeken Güçlü; “Üniversitemizde okuyan öğrenci sayısı 65 bin iken üniversite içinde bulunan yurdun kapasitesi 3 bin 806 kişiyle sınırlı. İzmir’de okuyan 200 bin üniversite öğrencisi varken, İzmir’deki KYK yurtlarının yatak sayısı 16 bin ile sınırlı. Aynı zamanda bu yurtlar güvenli değil. Daha geçtiğimiz yıl Ege Üniversitesi kampüsünün içindeki yurdun önünde bir erkek üniversiteli kadınları taciz etti. Yurt yollarında ışıklandırma yok. Biz tam da bu verilerin gerçekliğini yaşayanlarız. Barınamadığımız gibi geçinemiyoruz ve güvende değiliz. Akşamları ne yiyeceğimizi kara kara düşünüp boş buzdolabına bakarken öğrenciye makarnayı reva gören, geçimimiz üzerinden çay-simit hesabı yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Her yıl elektrik, su, doğalgaz internet ulaşım gibi zaruri ihtiyaçlarımıza zam yapılırken yaşamamız ve eğitimimizi sürdürmemiz bekleniyor, günde 10 saat düşük ücretli ve güvencesiz işlerde kayıt dışı çalışmak zorunda kalıyoruz” dedi.

“650 lira elinize gözünüze dursun”

Hak arayan öğrencilere “bunlar sözde öğrenci” diyenler, bizlere 650 TL’lik geri ödemeli kredilerle ilgili ortaya atılan iddialarda tepki gösteren Güçlü sözlerini şöyle tamamladı;
“Bunlar ‘terörist’ diyenler, bizleri 1500 TL kira vermeye zorunlu bırakanlardır. Bunların yurdu var diyenler, bizleri yurtsuz bırakanlardır. Vergilerimizle yüksek ve bir kaç maaş birden alanlar, saraylarda yaşayarak tasarruf önerilerinde bulunanlar, makam araçlarıyla, uçaklarıyla bizlere ‘650 lira elinize gözünüze dursun’ diyenlerdir. Bunlara karşı talebimiz açık ve nettir. Özel yurtlar kamulaştırılsın ve öğrencilere açılsın, kiralara üst sınır getirilsin. Öğrenci bursları ve kredileri yükselsin, devlet yurtlarının sayısı ve niteliği arttırılsın, tarikat ve cemaat yurtları kamulaştırılsın, atıl durumunda olan devlet daireleri yurt yapılsın. Bütün üniversiteleri mücadeleyi büyütmektir amacımızdır.”

KAYNAKGerçek Haberci

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here