Trans kadının isim değişikliği talebi reddedildi; AYM hak ihlali kararı verdi

AYM, trans kadın başvurucunun isim değişikliği talebinin “cinsiyet değişikliği ameliyatı olmadığı, kadın ismi alırsa toplumda yanlış algılar oluşabileceği” gerekçesiyle reddedilmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine karar verdi

Anayasa Mahkemesi (AYM), isim değişikliği talebi ilk derece mahkemeleri tarafından reddedilen trans kadın başvurucu D.’nin başvurusunda karar verdi. AYM, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin D.’nin isim değişikliği davasını, “cinsiyet değişikliği ameliyatı olmadığı, kadın ismi alırsa toplumda yanlış algılar oluşabileceği” gerekçesiyle reddetmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine hükmetti.

“Medeni Kanun’la isim değişikliği talebinin ilgisi yok”

AYM, D.’nin Avukatı Emrah Şahin aracılığıyla başvurusuna ilişkin kararın gerekçesinde isim hakkının bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir unsuru haline gelen bir hak olduğunu; kişinin özel hayatının bir unsuru olduğunu belirtti. Kişinin ismini değiştirmesine kamu düzenini bozmadığı sürece devletin imkan tanımasının pozitif yükümlülüğü olduğunu da vurgulayan kararda, isim değişikliği talebinin Medeni Kanun 40. maddesinde düzenlenen “cinsiyet değişikliği” şartları ile ilgisi olmadığı da belirtiliyor.

AYM, isim değişikliği ile ilgisi olmayan Medeni Kanun’un, davayı red gerekçesi olarak gösterilemeyeceğini, başvurucu isim değişikliği talebini gerekçelendirmişken mahkemenin reddine gerekçe olarak somut ve yeterli sebep sunamadığını da vurguladı. İsim değişikliği talebini reddeden mahkemenin Anayasa’ya aykırı bir karar verdiğine dikkat çekti.

AYM üyesi Engin Yıldırım bu karara ek gerekçeyle katılırken, Recai Akyel ve Selahaddin Menteş karşıoy kullandı.

“Özel hayata saygı hakkı yanı sıra ayrımcılık yasağı da ihlal edildi”

Engin Yıldırım ek gerekçesinde özel hayata saygının yanı sıra başvurucunun trans kimliği dolayısıyla ayrımcılık yasağının da ihlal edildiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi kararlarını ve Yogyakarta İlkeleri’ni hatırlatan Yıldırım; başvurucunun cinsiyet kimliği sebebiyle farklı muameleye uğradığını, “ilk derece mahkemesinin kararı sonucu kendisini ruhen ve duygusal olarak ait hissetmediği bir cinsiyetin kimliğine ait ismi hukuken taşımak zorunda bırakıldığını” belirtti.

Transfobik karşıoy

Recai Akyel ve Selahaddin Menteş ise transfobik karşıoylarında, “salt bir isim değişikliği talebi olmadığı, cinsiyet değişikliği ameliyatı olmadan kadın ismi almak istediği, maddi gerçeklik ile resmi kayıtlar arasında uyum olması gerektiği ve kamu düzeni” iddialarıyla ilk derece mahkemesinin kararının Anayasa’ya uygun olduğunu öne sürdü.

KAYNAKKaos GL

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here