Türkiye ekonomi politiğinde “yeni normal” bir ay daha*

2017-2021 yılları arasında 9,4 milyar TL’lik kamu mülkünün satıldığı yağma ve talan imparatorluğunda; Eylül ayı, örgütsüz işçi sınıf için “yaşanamaz” hale gelmeye devam ediyor.

Daha fazla acı, daha fazla ölüm

Resmi Gazete’de 8 Eylül’de yayımlanan “Sağlık Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile 52 ilaç Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geri ödeme listesinden çıkartıldı. Eş değer ilaç taban fiyat uygulaması da yüzde 10’dan yüzde 5’e düşürüldü.

Listede Antienflamatuar ilaçlar olarak adlandırılan boğaz spreyleri, ağrı kesici, kas gevşetici krem ve merhemler yer alıyor. Eş değer ilaç taban fiyatındaki değişiklik de vatandaşın yüzde 5 daha fazla ilaç farkı vereceği anlamına geliyor.

Bu durum sonucunda; örneğin hemofili hastalarının sürekli kullanmak zorunda oldukları bir ilaç var. Bunu kullanmadıkları takdirde ölüme kadar giden bir sonuç doğabilir. Hastalar genelde eczanelerden bu ilacı üç aylık periyotlarda, hastalığın durumuna göre bazen 100, bazen 200 kutu alırlar. SGK’nin aldığı karar nedeniyle bu ilaçta kutu başına 47 lira fark çıkıyor. 100 kutu alan bir vatandaş 4 bin 700 lira fark ödemek zorunda kalıyor ve üç ay sonra bu harcamayı tekrar yapmak zorunda kalacak.

Çocuğunu başkasına vermek zorunda kalanlar…

Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan çocuk sayısının fazlalığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verilerine yansıdı. 2016 yılında 137 bin 415 çocuk SED’den yararlanırken bu sayı 2019 yılında 198 bin 907’ye, 2020 yılında ise 220 bin 22’ye yükseldi. SED kapsamındaki çocuk sayısı 2021 yılının Ocak-Haziran dönemlerinde ise toplam 137 bin 533 oldu.

Ekonomik yoksunluk nedeniyle öz ailesinin bakamadığı 189 çocuk ise başka bir ailenin yanına yerleştirildi.

Temizlik işçilerine yoğun “talep”

İşsizliğin her geçen gün artması, sokak röportajlarında öne çıkarılan “gençler iş beğenmiyor” sözlerinin tutarsızlığını fazlasıyla gözler önüne sermeye devam ediyor.

Adıyaman’da, Gençlik ve Spor Bakanlığı Adıyaman Gençlik ve Spor il Müdürlüğü’nde açılan 6 kişilik erkek (!) temizlik görevlisi kadrosuna, 3 bin 813 kişi başvurdu. Mart ayında Adalet Bakanlığı’nın 9 kişilik temizlik kadrosuna da bin 443’ü üniversite mezunu olmak üzere toplamda 5 bin 226 kişi başvurmuştu.

Yine Eylül ayında Urfa’da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün açtığı 6 kişilik temizlik görevlisi kadrosuna 10 bin kişi başvurdu. 4 kişinin alım önceliği bulunmasından kaynaklı, 2 kişilik iş için 10 bin kişi sıraya girmiş oldu.

Olmayan barınma hakkı

İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın hazırladığı konut raporu kentteki kira sorununu gözler önüne serdi. Pandemi döneminde kira ödemek zorlaşırken, kiracıların yüzde 72’si ev sahipleriyle sorun yaşadı.

Araştırmalara göre, son 1 sene içerisinde evini değiştirenler dışarıda tutulduğunda İstanbul’da ortalama kira 1541 TL iken, son bir sene içerisinde kiralık ev tutan katılımcıların ortalama kirasının 2561 TL olduğu ortaya çıktı.

Buna göre, 2021’de yeni kiraya çıkanlar için kiralar geçen seneye göre yüzde 66 zamlandı. Araştırma kapsamında görüşülen kiracıların yüzde 41’i ise pandemi döneminde kiralarını ödeyemediğini veya aksattığını belirtti.

Raporda ayrıca, 2020 yılı sonu itibariyle işlevlerinden bağımsız olarak İstanbul’da yaklaşık 6 milyon 400 bin kayıtlı mesken bulunduğu ve bunların yaklaşık 4 milyon 400 bininde ikamet edildiği belirtildi. Buna göre mevcut kayıtlı ikameti olmayan mesken sayısının 1 milyon 800 bin adet olduğu belirtildi.

* : Bu haber Özgür bir dünya için Kaldıraç dergisinin Ekim 2021 tarihli 243. sayısında yayınlanmıştır.

KAYNAKKaldıraç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here